Daphne (Harbiye) Efsanesi 
Herkesin bir hikayesi vardır. Ziyaret ettiğiniz Harbiye Şelaleleri, asırlardır dillerden düşmeyen Tanrı Apollon’un Defne’ye sevdalandığı yerdir. Burada yaşanan mitolojik hikaye, paylaşılmayan sevgiyle birlikte hüzünle sonlanan bir aşkı da anlatır.
Anlatıcılara göre; taban mozaikleriyle süslü görkemli tapınağın sahibi Tanrıların Tanrısı Zeus’un oğlu Apollon’du. Gerçeğin ve ışığın tanrısı Apollon, günün birinde gönlü, Irmaklar Tanrısı Peneus’un güzeller güzeli kızı Defne’ye tutulur.
Irmaklar Tanrısı Peneus’un altın saçlı kızı Defne, doğanın eşsiz güzelliği içerisinde bazen bir geyik, bazen bir güvercin bazen de bir kelebek gibi ormanlarda özgürce dolaşırken, bir gün Afrodit’in oğlu Aşk Tanrısı Eros, Apollon’un Defne’ye yaklaştığını görür ve kıskanır. Bunun üzerine biri altın suyuna biri de kurşun suyuna batırılmış iki ok hazırlar. Altın suyuna batırılmış ok saplandığı kişiye TUTKU VE SONSUZ AŞK verecek, kurşun suyuna batırılmış ok ise saplandığı kişiyi TUTKU VE SONSUZ AŞK’tan yoksun bırakacaktı.
Eros; altın suyuna batırılmış oku Apollon’a , kurşun suyuna batırılmış oku Defne’nin kalbine saplar. Apollon aşk için çırpındıkça, Defne bir o kadar Apollon’un aşkından kaçar. Günün birinde bu kovalamaca Defne’yi güçsüz bırakır ve Apollon’a yakalanmamak üzere Toprak Ana’dan kendisini örtmesi için ‘’Ey toprak Ana beni ört, beni sakla’’ diye haykırır.
Toprak Ana yakarışını duyar ve onu doğanın en etkileyici, geri dönüşüne inanılan Defne (Laurus nobilis) ağacına dönüştürür. O gün bu gündür,Defne ağacının yaprakları barışı, zaferi sembolize eder. Defne’nin çağlayanlara dönüşen gözyaşları, şelalelerden dökülen sular bir lir eşliğindeki nağmeler gibi ‘’Aşk, Aşk, Aşk’’ diye inlerken, bu anlamlı hikayeye ev sahipliği yapan Defne’den ‘’AŞKSIZ ve SEVGİSİZ KALMAYIN!..’’ dilekleri yükselir.